E-posta Adresiniz*
Parolanız
CAPTCHA
Kodu yenilemek için tıklayın
Beni Hatırla
* İşaretli alanların doldurulması zorunludur.
Adınız*
Soyadınız*
E-posta Adresiniz*
Parolanız* (6-10 karakter)
Parolanız* (tekrar)
Lütfen haberdar olmak istediğiniz etkinlikleri işaretleyiniz.
CAPTCHA
Kodu yenilemek için tıklayın
E-Bülten Ayarlarım
Kitap
Tiyatro
Sinema
Diğer
Müzik
Tümü
Sergi
E-Bülten almak istemiyorum
Müzik

2017'nin en iyi rock albümlerinden

Modern metal müziğinin ve hard rock’ın atalarından biri olarak Deep Purple üyeleri yaşlanmış olabilir, ama Deep Purple müziği asla; zira 2017 yılının en iyi rock albümlerinden birine imza atıyor Deep Purple “Infinite” ile. 

Murat Beşer

Yarım asrı geride bırakan müzisyenler için genelde karşımıza çıkan tablo pek iç açıcı olmaz. Neredeyse tamamen yeni güzel şarkılar yazma huylarını ve yaratıcılıklarını kaybetmiş; eskisi kadar sağlam performanslar çıkarmaktan uzaklaşmış olurlar. Deep Purple gerçek bir istisna. Onlar altmışlı yıllardan beri hala dimdik ayakta. 
Deep Purple’ın yirminci stüdyo albümü “Infinite”, 7 Nisan 2017 tarihinde piyasaya çıktı. Efsane topluluk yeni albümünü bu tarihten kısa bir süre önce “Time For Bedlam” parçasıyla internet ortamında ve dijital platformlarda tanıtmıştı.  
2013 yılında çıkardıkları “Now What?!” albümüyle elde edilen başarının ardından tekrar yapımcı koltuğuna oturan adam -Lou Reed, Alice Cooper, Kiss, Pink Floyd, Peter Gabriel ile yaptığı çalışmalardan bildiğimiz klavyeci- Bob Ezrin. Ezrin, Deep Purple’ın modern zamanlara ayak uydurabilmesindeki en önemli sigorta. 
 
Karakter olarak öfkeli bir albüm “Infinite”, ama topluluğun ruhu aynı bildiğiniz gibi. 
Alışık olduğumuz ses örgüsü de yerli yerinde, sadece üzerine makul miktarda -hiç tuhaf kaçmayacak ölçüde- elektronik tınılar eklenmiş. 
Dantel gibi işlenmiş bir davul, atmosferik gitarlar ve her boşluğu dolduran klavyeler bir yana; solist Ian Gillan’ın vokalleri halen ilk günkü kadar genç, dinamik ve her zamanki gibi karizmatik. Basçı Roger Glover ve davulcu Ian Paice tarafından oluşturulan ritmik zemin, halen "Machine Head" albümündeki kadar kusursuz.
Steve Morse’un varlığı her ne kadar halen anlamsız yere Ritchie Blackmore ile mukayese edilse de, onun başka bir müzisyen olduğu ve topluluğa özgün bir katkıda bulunduğu inkar edilmemeli. Morse’un, güçlü blues duygulu soundu ve eskiye göre artık daha sade olan sürükleyici gitar soloları kadar, (Jon Lord’un 2013 yılındaki vefatının ardında topluluğa katılan) klavyeci Don Airey’in parmaklarından çıkan spagetti tarzı soloları ve yakışıklı melodileri de Deep Purple müziğinin önemli silahları.
 
46 dakika süren 10 parçalık albüm her şeyiyle eski ile yeninin bir kombinasyonu. Bazen entelektüel, nüanslı ve empatik, bazen romantik ve melankolik, bazen de hırçın bir çocuk gibi satırlara sahip olan bu albümdeki şarkılar hiç de yaşlı erkekler tarafından yazılmış gibi durmuyor. Grup teknik olarak sağlam, duygusal açıdan keyfi de yerinde. Üstüne üstlük söyleyecek lafları da yok değil. Albüm (repertuarın tek cover'ı olan) The Doors bestesi
“Roadhouse Blues” ile kapanırken, yetmişli yıllara olan sadakat bir kez daha dile getiriliyor. 
Rock müziğinin en büyük kahramanlarından biri ne de olsa Deep Purple; Black Sabbath, Uriah Heep ve Led Zeppelin ile birlikte. Geride bıraktığı yarım asır içinde sayısız eleman değişikliği, muhtelif inişler çıkışlar yaşamış olsa da belli bir misyonu hep onurla taşıdı.   
Hiç kimsenin “yıl olmuş 2017, artık ne gerek var Deep Purple’a” demeye hakkı yok. Evet, Modern metal müziğinin ve hard rock’ın atalarından biri olarak Deep Purple üyeleri yaşlanmış olabilir, ama Deep Purple müziği asla; zira 2017 yılının en iyi rock albümlerinden birine imza atıyor Deep Purple “Infinite” ile. 
Topluluk albüm için adından da anlaşılacağı üzere “The Long Goodbye Tour” adını verdikleri bir veda turnesine çıkacak. Belki buralara da gelirler…

Infinite

Sanatçı : Deep Purple
Yapım Şirketi : Ear Music