E-posta Adresiniz*
Parolanız
CAPTCHA
Kodu yenilemek için tıklayın
Beni Hatırla
* İşaretli alanların doldurulması zorunludur.
Adınız*
Soyadınız*
E-posta Adresiniz*
Parolanız* (6-10 karakter)
Parolanız* (tekrar)
Lütfen haberdar olmak istediğiniz etkinlikleri işaretleyiniz.
CAPTCHA
Kodu yenilemek için tıklayın
E-Bülten Ayarlarım
Kitap
Tiyatro
Sinema
Diğer
Müzik
Tümü
Sergi
E-Bülten almak istemiyorum
Sergi

İki hayat, bir Feyhaman Duran

Feyhaman Duran her ne kadar, Cumhuriyet Türkiyesi’nde portrelere duyulan ihtiyaçtan dolayı en çok bu alandaki işleriyle anılsa da kendine özgü sentezlediği natürmortları, empresyonizme ilgisinin de etkisiyle Süleymaniye, Boğaz, Adalar ve Beyoğlu peyzajlarıyla tanık olduğu zamanın tüm özelliklerini bünyesinde, daha da önemlisi resminde barındırabilmiş bir sanatçı.

Özlem Altunok

Sakıp Sabancı Müzesi, kuruluşunun 15. yılında İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle 1914 Kuşağı’nın önde gelen temsilcilerinden ve Türkiye sanat tarihinde portreciliğin öncüsü olarak yer edinen Feyhaman Duran’ın sergisine ev sahipliği yapıyor. “Feyhaman Duran. İki Dünya Arasında” başlığını taşıyan sergide, Duran’ın 1000’i aşkın eseri ve kişisel eşyaları sanatçının hayatının büyük bir bölümünü geçirdiği Beyazıt’taki evinden bazı bölümleri de yeniden canlandırılarak sunuluyor. Sergide, Duran’ın en çok tanındığı portre alanındaki çalışmalarının yanı sıra peyzaj, natürmort, poşad ve hatlarına ayrıca eşi Güzin Duran’ın üretimlerine dönemin atmosferini yansıtan çeşitli videolar da eşlik ediyor. Böylece Duran’ın sanatı hem ilk kez bu kadar kapsamlı bir sergiyle hem de çepeçevre ele alınmış oluyor.
 
Serginin insanda burukluk bırakan kısmı ise Güzin Duran tarafından İstanbul Üniversitesi’ne bağışlanan Beyazıt’taki Feyhaman-Güzin Duran Evi’nin 2013’ten beri restorasyon nedeniyle kapalı olması ve yine üniversiteye bırakılmış Feyhaman Duran Koleksiyonu’nun 2015 yılından bu yana, “İstanbul Üniversitesi Binalarının Yenilemesi ve Restorasyonu Projesi” kapsamındaki restorasyon çalışmaları tamamlanana kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde korunuyor olması.
 
Osmanlı’nın son dönemini ve yeni Cumhuriyet’in adım adım kuruluşunu bir sanat öğrencisi, ressam ve eğitmen olarak deneyimleyen Duran, doğu ve batıyı, gelenekselle moderni, birini diğerine yeğlemeden yan yana koyabildiği uzun ve üretken sanat hayatında kuşkusuz kendi kuşağının temsilcilerinden daha farklı bir yerde konumlanıyor. 
Hayat hikâyesine bakınca görünen o ki, merak ve anlama isteği, hayatında karşısına çıkan olanakları iyi değerlendirmesini sağlamış. 
 
Batı’yla buluşmuş ilk kuşak ressamlarımız arasında Osmanlı İmparatorluğu’ndan Cumhuriyet’e geçiş dönemindeki farklılıkları, değişim dalgalarının tam ortasında bütünsel olarak içselleştirmesi de bunu gösteriyor. Nasıl mı?
Tüm bu geçiş ve değişim sürecinde yaşanan kırılma ve parçalanmaları, yeni döngü ve yapılanmaları sanatıyla yansıtabilme yetisine sahip çünkü her şeyden önce. “Yeni” olana dair görüp biriktirdiklerini kendine özgü sanatını oluşturmak için kullanabilmiş, yüzyıl dönümünde sistem ve ideoloji değişiminin tam ortasında birey olarak edindiği deneyimleri sanatına naif ve samimi bir şekilde aktarabilmiş. 
 
Küçük yaşta kaybettiği şair ve hattat babası Süleyman Hayri Bey’in de etkisi var resminde, eğitim gördüğü Galatasaray Sultanisi’nin de. Galatasaray’da Fransızca güzel yazı dersleri verirken fark edilen yeteneğini ve heyecanını Hıdiv Ailesi’nden Abbas Halim Paşa taçlandırınca, onun mesenliğinde Paris’e resim eğitimi almaya gitmesi bir kırılma noktası gibi görünse de öyle akmıyor Feyhaman Duran için sanat pratiği. 
 
1.Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle Avrupa’dan dönmek zorunda kalan, aralarında Ruhi Arel, Hikmet Onat, İbrahim Çallı, Hüseyin Avni Lifij, Namık İsmail ve Nazmi Ziya’nın da olduğu genç ressamlardan biriyken 1914 Kuşağı ressamları olarak bilinen grubun temsilcileri arasında, bir misyonu yüklendi. 
 
Yaklaşık 30 yıl boyunca Akademi’de eğitmenlik yaparken dönemin entelektüel çevreleriyle yakın dostluklar kurdu ve parçası olduğu bu ortamı portreleriyle belgeledi. Hasan Âli Yücel, İbrahim Çallı, Safiye Ayla, Hilmi Ziya Ülken, Fuat Köprülü, Tevfik Fikret… Bir anlamda Türkiye’nin modernleşme tarihini görsel olarak kayda geçirdi.
 
Bu yenilikçi çabalarına rağmen, Osmanlı’nın geleneksel sanatları ve yaşam tarzıyla bağını da hiç koparmadı. Hat kompozisyonları ve natürmortlarında obje olarak yer verdiği hat koleksiyonu sanat pratiğinin nasıl da çift kanallı aktığının bir göstergesi. 
 
Feyhaman Duran her ne kadar, Cumhuriyet Türkiyesi’nde portrelere duyulan ihtiyaçtan dolayı en çok bu alandaki işleriyle anılsa da kendine özgü sentezlediği natürmortları, empresyonizme ilgisinin de etkisiyle Süleymaniye, Boğaz, Adalar ve Beyoğlu peyzajlarıyla tanık olduğu zamanın tüm özelliklerini bünyesinde, daha da önemlisi resminde barındırabilmiş bir sanatçı. Sabancı Müzesi’ndeki sergiyi görmek özel bir deneyim…

Feyhaman Duran. İki Dünya Arasında

Sergi Tarihi : 12 Ocak-30 Temmuz
Yer : S.Ü Sakıp Sabancı Müzesi
Telefon : 0 212 277 22 00